Radara Girmek diye buna dense gerek …Yani resmen sürücü radara giriyor, ama ne girmek, tam kafadan . Bilmiyorum artık radara mı bir kıllığı vardı yoksa sarhoşmuydu ama göz göre göre gidip radar aracına çarptı. Görevliler neye Yazının geri kalanını oku »
Son günler de Kısa Film‘lere epey ilgi duymaya başladım ( Gülümse , Signs , Aşk Bir Skeç Midir? ). Zaten hali hazır da 3 film birden yayınladım burada. Bu gün ise size ünlü bir yönetmenin Kısa Film‘ini yayınlıyacağım.
Mutlu Ol! Bu Bir Emirdir… Bir Sinan Çetin kısa filmi. Nebil Özgentürk‘ün Türkiye’nin Hatıra Defteri isimli belgeseli için 2008 yılında çekildi. Türkiye Cumhuriyeti‘nin radyolarda Türk Müziği çalınmasını yasaklandığı yıllara dair bir Kısa Film.
Filmin içerisin de bağlama ile Mozart ve Beethoven‘da mevcut . Askerler Türk Müziği çalınan bir eve baskın yapınca “Türk Müziği yasak! Bundan sonra batı müziği çalınacak” emri üzerine, elinde ki bağlaması ile şaşırıp kalan arkadaşımız “tamam o zaman” diyip başlıyor bağlama ile Mozart ve Beethoven çalmaya . “ Mutlu Ol! Bu Bir Emirdir ” izlenmesi gereken, düşündürücü, anlamlı ve güzel bir Yazının geri kalanını oku »
Son günler de kime dokunsam ve “Aşk” desem karşılığın da “Ahhhhh!” cevabını yahut haykırışını alıyorum … Evet bende dahilim . 3 harf bir araya gelmiş, insanlara eziyet etmeye karar vermiş resmen. Bulaşmayan bir pişman, bulaşan da bin pişman tarzı bir durum var ortada. Hak yemekte olmaz, kimisi mutlu, hatta çok mutlu, toptan bir mantıkla kötü olduğunu da söylememek lazım .
Ama ne zor bulunur bir şeymiş be kardeşim bu Aşk! Nereleri aramıyor ki insanlar…Msn‘ler, facebook‘lar, cafeler, caddeler, kendi sokakları, eş ve dost. Kısacası ellerinde ki tüm imkanları kullanıyorlar, sanal yada gerçek. Ama genel de bulunmuyor, yada zor bulunuyor “Gerçek” olanı.
Sonsuz Aşk kavramı ise bir kara delik misali. Her aşk bir şekil de başlıyor ve yine bir şekil de bitiyor. Kimine göre yerini sevgiye bırakıyor vs… Ancak istatiksel yaklaşıldığın da olaya (Nasıl oacaksa…) , aşk resmen bir skeç! Ne demiş vikipediskeç hakkın da : “ Skeçgenellikle bir nükteyle son bulan, az kişili ve yalın, şakalı bir içeriği olan kısa oyundur. ” Yanlış bir tabir kullanmış olmuyorum herhal de aşka skeç derken . Genel de (Evet genelleme yapıyorum…) şaka gibi değilmidir aşk, kısa süren… Hatta daha da komik bir söz var kaba ama ne Yazının geri kalanını oku »
Son günler de Kısa Film‘lere merak saldım. Nerede karşıma çıkarsa hemen orcıkta izliyorum kendimi tutamıyorum . Geçen günler de sizlere Gülümse isimli Kısa Film‘i sundum.
Bu sefer ise Schweppes Kısa Film Festivali‘nden bir film sunacağım. Signs! Sözlerin ve konuşmanın nerede ise hiç yer almadığı (yardımcı karakterler hariç) kağıt üzerine yazılanlarla bir birleri ile iletişim kuran bir çift insanın hikayesi. Müthiş bir Kısa Film.
Aslında “Signs” i dün (16 Ocak 2009) tarihin de video sitesine yükledim, dün paylaşmayı düşünmüştüm ancak bir türlü Yazının geri kalanını oku »
Ronaldinho‘yu bir futbol maçında izlemişseniz, her halde yaptığı ayak oyunlarına da hayran kalmışsınızdır . Adam resmen topla dans ediyor yahu! Ancak öyle bir yetenekler var ki, hemde çok gençler, resmen “Ronaldinho da kim miş!” dedirtiyor.
Nereden mi biliyorum? Biliyorum çünkü geçen gün elime bir video geçti , 01:14 saniye süren müthiş bir gösteri! Bunlar Ronaldinho‘nun aşmış versiyonu . Yok ciddi ciddi aşmışlar yani, taklalar atıp, uçup, kaçıp topla öyle cambazlıklar yapıyorlar ki Yazının geri kalanını oku »
Gülümse, Dokuz Eylül Üniversitesi Sinema Öğrencileri 16:9 Ekibi‘nin çekmiş olduğu bir kısa film. Gerçekten de kısa bir film, çünkü sadece 6 dakika ve 38 saniye sürüyor film. Filmin konusu aynı anda filmin ismini oluşturmakta. Gülümsemenin gücü… Her şey sokakta kağıt mendil satan ufak bir kız çocuğunun gülümsemesi ile başlıyor.
Gülümsemek bir zincir gibidir, insandan insana bulaşır, bu yüzden o yüze geçer gülümsemek ve belki de en son size tekrardan geri gelir, başladığı yüze…Filmi izlediğiniz de ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
İlki 2008 Şubat ayında sinemalar da gösterilen Recep İvedik filminin ikincisi yolda! Şahan Gökbakar‘ın tiplemesi olan Recep İvedik 2 filmi 13 Şubat 2009 da gösterime giricek. Geçtiğimiz akşam televizyon da fragmanını görünce bende BlogCini.net te Recep İvedik 2 nin çıkış tarihini bildirip fragmanını sizlerle paylaşmak istedim.
Fragman hayli komik ve eğlenceli. Bu sefer Recep İvedik‘in annesini de görüyoruz , hatta Recep‘i fırçalarken …Recep İvedik‘i çeşitli işler de çalışırken izliyoruz. Tabii ki her zaman ki gibi agresif!
İlki gişeler de hasılat rekorları kırmıştı. Video sitelerinde ki yorumlara ve fragmana bakılacak olursa Recep İvedik 2 de hasılat rekorları kıracak gibi duruyor.
Dailymotion da gezinirken tesadüf eseri bulup izlediğim bir video. Yalnız izlemeden önce başta uyarmak isterim ki bu bölüm televizyon da yayınlanmamaıştır. Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim ! Alakası şu; çünkü izleyeceğiniz bölüm de küfürler havada uçuşuyor , Şoray Uzun “tikli” bir çiçekçiye giriyor ve başlıyor adamla uğraşmaya, ama adamın ağır tiki var ve Şoray uğraştıkça başlıyor sıyırıp küfür etmeye …O yüzden izlmeden önce uyarayım, aşırı küfür var video da …Haa ama izlemenizi de tavisye ederim çünkü gülmekten kriz geçireceksiniz. Karar sizin! Bu arada Şoray Uzun adamdan iyi dayak yiyor .
İzlerken ürperdiğimiz ve kanımızın çekildiği “Testere” (Saw) serisi ile dalga geçen bir Türk filmi“Destere”, fragmanı geçen gün sinema da izleme şansı buldum.Peker Açıkalın oynuyor, buda zaten başlı başına bir komedi unsuru zaten …Destere 21 Kasım 2008 de sinemalar da.Fragman hayli eğlenceli ve komik, izlemenizi tavsiye ederim.
Bal arılarını korumaya yönelik bir web sitesinin, tanıtımı yapmak için hazırladığı video klibi izledim. Video da bal arısı kılığına girmiş profesyonel dansçılar dans ediyor çok güzel bir müzik eşliğin de. Klip komik ve eğlenceli olmasının yanı sıra müziği ile de ilgi çekiyor. İzlemenizi tavsiye ederim .