“Şiir” Kategorisi için Arşiv

Rüzgara  attığım  selam  sana  vardımı,

Çok  özlemiş  gel  diye  yalvardımı,

Yıldızlara  aktardığım  gözlerimin  ışıkları.

Benim  gibi  çevreni  sardımı,

Gece  koynuna  girdimi  düşlerim,

Gözlerin  benimle  kapandımı  düşlere,

Dün  gece  bir  sıkıntı  vardı’ki  içimde,

Selamımı  rüzgara,  gözlerimi  yıldızlara  vermiştim,

Sana  ulaştırsınlar  diye,

Ama  farkındamısın  ki,

Ben  onlardan  öncede  yanındaydım,

Çayında  sıcak,  sıcak  okşadım  dudaklarını,

Odanın  havasında  dolaştım  çevreni,

Neden  görmedin  beni,  neden?

Oysaki  rüzgar  ve  yıldızlar,  taşıyor  emanetlerimi,

Nasıl  olsa  bulacaklar  seni,

Akşamları  balkona  çık,  gözlerini  kapat,

Rüzgar  yerime  öpecek  seni  dudaklarını  uzat.

Comments 5 Yorum »

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum

Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak….

Comments 1 Yorum »

Şimdi ölmek vardı koynunda
Yıldızları seyredip
Ellerin avuçlarımda
Mis kokan saçlarının gölgesinde
Başım göğsünün üzerinde
Şimdi ölmek vardı koynunda

Battaniye gibi sarsalar kefeni üzerime
Azrail gelip ninnisini söylese
Sonsuz uykuya dalayım diye
O çok sevdiğim yüreğin, yüreğimin dibinde
Tanrının huzuruna gitmek vardı şimdi

Kimi zaman yarım kaldı cümleler dilimde
Kimi zaman sabahın arifesinde öksüz kaldım gecede
Kimi zaman yüreğimin çağlayana döndüğü yerde
Çarpıp kapıyı gittin birçok kere
İnan çok kızdım bu kör kadere

Sen orda ben burada hasretinle
Uzayan günler kılıç gibi keskin ilmek oldu nefesime
Kesti, boğdu ama sensiz ölemedim yar sensiz uzak bu yerde

Diyorum ya şimdi ölmek vardı koynunda
Öylece sere serpe
Gözlerine dalıp son birkaç saniye
Bırakta dökülsün dudağından birkaç kelime
Duyayımda
Gideyim seni bekleyeceğim o yere

Comments 1 Yorum »

Kırılgan bir çocuğum ben…
Yüreğim cam kırığı…
Bütün duygulardan önce…
Öğrendim ayrılığı…
Saldırgan diyorlar bana…
Oysa kırılganım ben…
Gözyaşlarım mücevher…
Saklıyorum herkesten…
Ürküyorlar gözümdeki ateşten…
Ürküyorlar dilimdeki zehirden…
Gözü kara cesaretimden…
Diyorlarki; Bir yanı sarp bir uçurum…
Bir yanı çılgın dağ doruğu…
Oysa böyle yapmasam ben…
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı…
Bir yanım buz sarayı…!

Comments Yorum Yok »

Sarhoşum Ama Kendimdeyim

Bir hain gecedeyim
Zalim bir pusu var zifiride
Sarhoşum ama kendimdeyim
Bir İhanetin sancısı var göğsümde…

Comments Yorum Yok »

Eski mekanlaraeski dostlara

Uzanan tüm sevgiler benim

Buzlar içinde de olsa yorgun bedenim

Ben hep o eski benim.

O yüzden hep sıcaktır ellerim

Tut korkma…

Hep böyle yalnız değildir uzak tepeler

Gün gelir yorulur sancılar, perdeler iner

Zaman gibi her şey yok olur gider

Değişmez benim sevgilerim

Korkma…

Gecenin gözleri hep böylemidir

Sular taş kesilir denizler duman

Göklerin en gece olduğu zaman

Derinlerde nurla dolan gözlerim

Korkma dokun, ben

O eski benim…

Comments Yorum Yok »

Ağlasam sesimi duyar mısınız,

Mısralarımda;

Dokunabilir misiniz,

Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu

Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;

Her şeyi söylemek mümkün;

Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;

Anlatamıyorum.

Orhan Veli Kanık

Comments Yorum Yok »

Artık mutluluğa kanatlanma zamanın geldi sevgili…
Bensiz olsan da;
Her güneş, gözlerine doğmaya,
Her rüzgar, saçlarında dolaşmaya gelecek…
Hadi git…

Hoşçakal Sevgili

Çünkü; mutluluklar en çok sana yakışıyor sevgili…

Hoşçakal Sevgili

Maviler kadar özgürsün artık…
Dilediğince uçabilirsin….
Yolların hep Cennete çıksın sevgili…

Bensiz hayatında mutluluklar dilerim…

Hoşçakal Sevgili

Comments Yorum Yok »

Ayrılık
Islak bir sokakta bulursun kendini
Yüreğin taş, dudakların yok
Yaşadığını zannedip yürümek istersin
Ellerin titer, gözlerin dolar
Yüreğinde ne varsa yaş olup akar gözlerinden
Üşüdüğünü zannedersin; ölmektesindir
Sıkı dur bebeğim buna ayrılık derler…

Ceyhun Yılmaz

Comments Yorum Yok »

Ertelediğim hayatlar geliyor aklıma
Bir zamanlar unutmaya çalıştıkları mı hatırlamak için zorluyorum kendimi…

İnsan hiç kendini unutabilir mi?

Unutmak neydi?
Mümkün müydü?

Şimdi ait olmadığın bir şehirde ait olmadığım bir biçimde yaşıyorum işte…
Uzağıma düzen insanlar geliyor aklıma,
Şimdi nerdeler?
Yine aynılar mı?
Gitsem yetişebilir miyim..?
Her adımda ilerlediğimi düşünürken ne çok geri kalmışım hayattan..
Ne çok yalnız kalmışım ben!
Nerde başlamıştı bu yalnızlık?
Biter miydi?

Biz küçük mekanımızda büyük şeyler paylaşıyorduk,hayat oluyorduk…
Patika yollardan varıyorduk hayata…
Mutluyduk…
Adımız huzur olurdu.

Biz sebepsiz ağlar sebepsiz gülüyorduk,nedeni sorulmazdı…
Tebessümün ışığında göz yaşlarımızın iziyle tanıyorduk birbirimizi…
Mutluyduk…
Adımız yaşamak oluyordu.

Biz hiç aynı yolda ayrı düşmedik,ayrı yollarda bile kaybolmuyorduk…
İz oluyorduk biz bize…
Mutluyduk…
Adımız hayat oluyordu.

Şimdi…
Biz nerdeyiz?
Huzur nerde?
Yaşamak ne?
Hayat ne?

Adımıza ayrılık koydular,ayrı mı düşmeli insan düşlerinde, hayat bu kadar mıydı?
Nerde kaybetmiştik birbirimizi!!!
Patika yollarımı kapatmış betonlar herkes geçsin diye yıkmışlar dağlarımızı…
Hani herkes nerde?
Soğuk duvarlar mı hayat,sonu olmayan yollar mı yaşam?
Bizi bulamadım yerde kaybettim kendimi
Film bitmedi henüz… başroller yok sadece… figüranlar oynamaya devam ediyor.

                                                                          İçerlerden Bİr Yerlerden Alıntı

Comments 3 Yorum »

who's online

Clicky

XML-Sitemap

server monitor