zencefil tarafından Fıkra içinde postalandı
->
Süpermen
Adamcağız hayli alkollü ve de bitkin üstelik gecenin saat üçünde evine gelir. Karısı son derece zinde, duruma kesinlikle hakim, kocasını
sorgulamaya başlar.
- Söyle bakalım Süpermen. Neler yaptın bu akşam?
- Valla karıcım, patronla beraber müşterileri yemeğe çıkarttık.
- Eeee, sonra ne yaptınız süpermen?
- Oradan striptize gittik. . . Ben sadece seyrettim.
- Yani sen bir şeyler yapmadın değil mi, süpermen ?
- Ben hiç bir şey yapmadım, ama sen niye bana ikide bir süpermen diyorsun?
- Valla, ben donunu pantolonunun üstüne giyen bir seni bir de süpermeni gördüm.
………………………………………………………………………………………..
Yorum Yok »
esra_rengiz tarafından Fıkra içinde postalandı
SÖYLE BANA
’Tarihte ilk kez kars’a ayna gitmiş. Adamın biri aynayı görüp eline almış. Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş karşısındakini. Adam:- Ey gidi gardaşımm. Seni bi daha görmek nasipte varmış_! Aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine:). Karısı bakmış adam bişeye sarılıp uyuyor. Aynaya bakmış bir kadın allah belanızı vireee. Bu karıda kim?.. Bi bokada benzese diyerek feryat figan evden çıkar kadı efendiye gider. Kadın-Kadı efendi adam beni bu çirkin karıyla aldattı. Kadı aynaya bakar ve şöyle der: -Yav bu karıdan çok kavata benziir.
))’
3 Yorum »
niya tarafından Fıkra içinde postalandı
->
Tabur´a yeni bir komutan gelmiş ve askerleri toplayarak bir konuşma yapacağını belirtmiş. Bütün askerler toplanmışlar ve komutan baslamış konuşmaya:
- Bugün tanışmak için sizleri buraya topladım. Benim adım Ahmet, soyadım Kırç. Tekrar ediyorum, Kırç. Arada R var. Sakın ola diliniz sürçmesin çok fena yaparım. Herkes iyice ezberlesin hata istemem. Askerler dağılmışlar ve herkes ‘Arada R var, arada R var’ diye içinden ezbere koyulmuş. Komutan ise bu konuda ne kadar hassas olduğunu göstermek için sağda solda gördüğü askere soruyormuş:
- Sen
Emredin komutanım!
- Soyadım ne benim?!
- Kırç komutanım.
Aferin! İşinin başına! Komutan böyle böyle hergün bir kaç kere soyadını soruyor ancak kimse şaşırmıyormuş. Laz ise bu konuda çok sancılıymış.
Ya birgün piyango kendisine çıkarsa ve şaşırırsa diye daralıp dururmuş. Nihayet birgün tören esnasında komutan aniden arkasına dönmüş ve Laz’ı işaret ederek
- Sen! Soyadım ne benim ?!
Laz heyecandan konuşamıyor, nutku tutulmuş. Yaprak gibi sallanmaya başlamış.
Komutan gayet sinirli
- Sana söylüyorum, cevap ver, asabımı bozma!
Hemen arkasındaki arkadaşı bakmış Laz’in başı belaya girecek hemen fısıldamış
- Arada R var, arada R var… Bunun üzerine Laz cevap vermiş:
- Gört !!!
2 Yorum »
esra_rengiz tarafından Fıkra içinde postalandı
İkokul 5. sınıfta resim dersinde öğretmen “Çocuklar konu serbest, hayvan resimleri çizin bakayım” dedi. 10 dakika sonra küçük Ahmet el kaldırdı. Öğretmen yanına geldi. Resim kağıdının üzerinde bir sinek duruyordu. Çocuğun bu sinekten şikayetci oldugunu zanneden ögretmen eliyle sineği kovaladı ama hayvan hiç hareket etmedi. Biraz daha dikkatli bakınca da sineğin gerçek olmadıpını farketti. Bu bir sinek resmiydi. Öğretmen şaşkınlıkla sordu:
-Senmi yaptın oğlum bu resmi?
-Evet öğretmenim.
-Peki bir de at resmi yap bakayim. Küçük Ahmet öyle bir at resmi çizdi ki, at, sanki kağıttan fırlayıp çıkacak. O kadar canlı. Şaşıran Öğretmen:
-Yavrum beni hemen babana götür. Sen müthiş bir yeteneksin. Burada harcanmaman gerekir. Derhal güzel sanatlara transfer olman lazım. Babanla konuşmalıyım, dedi. Son dersten sonra Ahmetle beraber yola koyuldular. Dar bir patikadan bir gecekonduya geldiler. İçerde, yatakta, dizlerini karnına çekmiş,üzerinde yorganı bir adam yatiyordu. Öğretmen konuşmaya başladı:
-Geçmiş olsun efendim.
-Tesekkürler.
-Ben oğlunuzun…
-Allah kahretsin oğlumu.
-Aman böyle söylemeyin,yaptığı resimler…
-Onun yaptı resimler yerin dibine batsın.
-Ama beyefendi böyle yetenekli bir çocuğun…
-Yeteneğine başlatmayın şimdi.
-Peki ne oldu, niçin böyle kızgınsınız oğlunuza ?
-Neden olacak, dün gece eve biraz çakırkeyif geldim. Bu eşşoğlu sobanın üzerine çıplak kadın resmi çiziktirmiş.
2 Yorum »
niya tarafından Fıkra içinde postalandı
Temel bir yarışmaya katılıp kazanır ve kendisine bir kitap hediye edilir.Kitabın adı da düz mantıktır.Temel hediyeyi alırken sorar;
-Bu kitapta ne yazıyo?
-Okuyunca öğrenirsin…
-Ben onunla uğraşamam anlat bakiim sen bana?
-Ok bak simdi;senin evinde akvaryum var mı mesela
-Evet var…
-O zaman içinde su da vardır?
-Evet var…
-İçinde su varsa balık da vardır….
-Evet var…
-Balik varsa hayvanları da seviyosundur sen?
-Evet….
-Hayvanları seviyosan insanları da seversin heralde?
-Evet
-O zaman senin sevgilin de vardır?
-Evet var
-Yaşlı görünüyon o zaman senin karın vardır?
-Evet var..
-E karın olduğuna göre de homoseksuel diilsindir?
-Evet…
-Bak gördün mü?…
Temel çok etkilenir! Kitabı alır koltuğunun altına eve doğru giderken
Dursun’u görür… Dursun’a sorar;
-Temel o ne?
-Düz mantık kitabı!
-Nasi bisiy bu anlat bakiim…
-Bak şimdi;
-Sizin evde akvaryum var mı?
-Yook!
-O zaman sen ibnesin……..
3 Yorum »
niya tarafından Fıkra içinde postalandı
Bir kari-koca çok kötü bir kaza gecirirler. Kadinin yüzü tamamen yanar. Plastik cerrahlar kadinin yüzünü eski haline getirebilmek için deriye gerek oldugunu ama kadindan deri alamayacaklarini söyleyince kocasi deri vermeye gönüllü olur. Fakat kocasindan alinacak deri popo bölgesinden alinacaktir… Adam bu bilginin
karisina soylenmemesini ister çünkü moralinin bozulacagindan çekinmektedir. Ameliyat tamamlandiktan sonra kadin eskisinden de güzel görünür. Her gören bu muhtesemgüzellik karsisinda hayrete düsmektedir. Birgün kadin kocasi ile basbasa kaldiginda :
- Hayatim çok tesekkür ederim. Benim bu halim senin sayende. Sana nasil tesekkür etsem?
- Tesekküre gerek yok hayatim. Annen seni her öptügünde ben gerekli mutlulugu duymaktayim zaten…
2 Yorum »
niya tarafından Fıkra içinde postalandı, tags: aldatmak, Fıkra, kaykay, Komik
Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, “Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?” Adam yanıtlar; “Evet, asla bir başka kadına bakmadım.” Sorgu meleği, “Şuradaki Rolls-Royce’u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin..” Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; “Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık.” Bunun üzerine sorgu meleği, “Şuradaki Mercedes’i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın..” der ve üçüncü adama da sorar, “Karını hiç aldattın mı?” Adam yutkunur ve şöyle der; “itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm.” Sorgu meleği; “Ehh” der, “Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos’u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın.” Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce’unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. “Heyy! ne oldu sana?” der ikinci adam, “Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?” “Bugün karımı gördüm!” der birinci adam. Diğerleri; “Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?” diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, “Kaykay’la dolaşıyordu…’’
Yorum Yok »
DarK tarafından Fıkra içinde postalandı, tags: baba, ogul, sosis
Babası çocuğuna güzel bir iş kurmak için paçaları sıvamış. Ancak oğlan salak olduğu için hiç bir işi beceremiyormuş.Babası ona ne is bulduysa hepsini elini yüzüne bulaştırmış berbat etmiş. En sonunda babası tam otomatik bir sosis fabrikası kurdurmuş. Çocuğunu elinden tutup, bari işi öğrensin diye hemen fabrikadaki bir sosis makinesinin başına götürmüş.
- “Bak oğlum” demiş. “Buradan böyle öküzü yolluyorsun… aha diğer taraftan sosis olarak çıkıyor, bu kadar basit anladın mı?”. Çocuk dinlemeden başını sallamış, sallamış ta… sonra babasının yüzüne salak salak bakmış ve;
- “peki buba, buradan sosisi goysak, öteki taraftan öküz olarak çukar mu ?” diye merakla sormuş. Babası hemen cevaplamış:
- “Maalesef evladım, o teknoloji bir tek senin ananda var…”
Yorum Yok »
DarK tarafından Fıkra, Genel, Komik içinde postalandı
Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.
Profesör kaşlarını çatarak:
-Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz!
Ögrenci:
-O zaman ben uçuyorum…
Profesör cevaba cok sinirlenmiş, sınavda ögrenciye takmış ve sınavının başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış. Yalnız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış.
Profesör öğrenciye:
-Sana son bir soru soracağım – demiş.
-Yolda yürürken iki torba bulduğunu hayal et, birinde akıl var, diğerinde ise para var.
-Hangi çuvalı alırsın?
Öğrenci:
-Para olan çuvalı seçerdim…
Profesör:
-Ben akıl olan çuvalı seçerdim…
Ögrenci:
-Normal! Kimde ne eksikse onu seçer…
Profesör çok sinirlenmiş, öğrencinin not defterini alıp içine “Öküz” yazmış. Ögrenci nota bakmadan odadan çıkmış.
Bir dakika sonra ögrenci kapıyı aralamış :
-Sayin profesör, imzanızı atmışsınız, fakat notumu yazmayı unutmuşsunuz. – demiş.
Yorum Yok »
DarK tarafından Fıkra içinde postalandı
ABD, İngiliz ve Türk maliye bakanları bir araya gelmiş. Kamu çalışanlarının durumlarını görüşmektedirler.
ABD Maliye Bakanı der ki: Bizim araştırmalarımıza göre kamu görevlilerimizin bir aylık geçimi için 1000 dolar gerekiyor.
Biz onlara 1500 dolar veriyoruz. Bunun 1000 dolarını çeşitli ihtiyaçlarına harcıyorlar, 500 dolarını nereye harcıyorlar bilemiyoruz.
İngiliz Maliye Bakanı sözü alır: Bizim araştırmalarımıza göre kamu görevlilerimizin bir aylık asgari geçim endeksi 1000 Sterlin.
Biz çalışanlarımıza 1400 Sterlin veriyoruz. 1000 Sterlin’ini çeşitli ihtiyaçlarına harcıyorlar. 400′ünü ne yapıyorlar bilmiyoruz.
Bizim Maliye Bakanı sözü alır: Bizim kamu çalışanlarının asgari bir aylık geçimi için 1000 YTL gerekiyor. Biz 500 YTL veriyoruz.
Gerisini nereden buluyorlar bilemiyoruz.
4 Yorum »