вιя ѕєνgι ∂ιℓє∂ιм gözуαşı вυℓ∂υм.
вιя ∂σѕт ∂ιℓє∂ιм ѕıятıм∂αη νυяυℓ∂υм.
∂єя∂ιмє ∂єямαη ∂ιℓє∂ιм ∂єя∂ιмιη тιяуαкιѕι σℓ∂υм.
вιℓкι gєяçєк ѕєνgιуι вєη ѕєη∂є вυℓ∂υм!
Posts Tagged “sevgi”вιя ѕєνgι ∂ιℓє∂ιм gözуαşı вυℓ∂υм. вιя ∂σѕт ∂ιℓє∂ιм ѕıятıм∂αη νυяυℓ∂υм. ∂єя∂ιмє ∂єямαη ∂ιℓє∂ιм ∂єя∂ιмιη тιяуαкιѕι σℓ∂υм. вιℓкι gєяçєк ѕєνgιуι вєη ѕєη∂є вυℓ∂υм!
Eki
19
2007
Melekniya tarafından Şiir içinde postalandı, tags: bebek, gülmek, güzel, melek, sevda, sevgi‘’Kimi zaman ‘insanlar uzaklarda gördüğü bir gülü elde edebilmek uğruna ALINTI
Eki
17
2007
Aklını mı kaçırdın B..?niya tarafından Yazılar içinde postalandı, tags: akıl, beyazakıllı, hayat, kaçırmak, sevda, sevgi, yatakAklınızı çelemediğiniz sorularınız olmaz mı sizin ? Bir hava alayım diye ceketinizi elinize alıp çıkıp gittiğiniz evden, ve onları düşündüğünüz olmaz mı ? Olmuyor derseniz yalancısınız, aslında ne derseniz deyin birileri zaten yalancı, veya sadakatsiz.. Belkide sizi aldatıyor. Sevmiyor mu yoksa sizi ya da ? Hangisi daha kötü ? Aklınızı çelemediğiniz kadınlarınız olmaz mı sizin ? Bir nefes alayım diye nefesinden, çocukken kitap kenarlarının kıvrılmasına gelememek gibi küçük takıntılarınıza, bir delicesinesini eklediğiniz olmaz mı ? Kitabın kenarının hafif yırtığına takılan gözleriniz, içinizdeki kanamayı farkedemiyor mu dersiniz ? Yoksa, sevmek mi dersiniz ?.. Aklınızı kaçırdığınızı zannettiğiniz olmaz mı sizin ? Çelemediğiniz için onu, çıplak ayaklarıyla yürüdüğü salonun ahşap zemininden.. Sorularınıza ne oldu peki ? Serin bir akşam rüzgarına karşı yanınıza almayı akıl eden siz, sol işaret parmağınıza asarken ceketinizi sırtınızın, akşamın serinliği kimin umrunda değildi sizden başka ? Aldatıyorsa sizi onu öldürürsünüz değil mi ? Dün akşam, saatlerce deliye çevirip isterikliğini evinize getirdiğiniz, iş arkadaşınızla yatıp, sabahında kendinizi öldürmediniz halbuki. Ona “ölesiye seviyorum seni” derken işittiğinden aldığı hazzın ardına saklanmış çılgın bir sevişmeden başka ne umrunuzda olurdu ? İş arkadaşınıza daha dürüsttünüz oysaki.. Olağanlığınca dürüst.. Bilirsiniz işte hiçbir erkek, onunla yatmak arzusu dışında birşey için, hiçbir kadına bütün gece kur yapmaz. Erkek kandırdığını sanır, kadınsa herşeyin farkında kendi kendini kandırır. Hep böyledir.. Ve belkide bu yüzdendir beyaz yatak örtülerinin gözümüze hoş gelmesi.. Ona bütün gece kur yapamamıştınız değil mi, kadınların bakarken gözlerinize, gözlerini kıstığı sizi, başarısız bırakmıştı ? Sevişmiyor olsanızda sonrasında o denli tutkulu, onun için ölebileceğinizi söylüyor muydunuz yine ona ? Ölür müsünüz hakikaten ? Sensiz yapamam yakarmalarınız alkollü nefesinizle, zaten kırılmış gururunuzu çiğnetmek istemeniz, gereksinmeleriniz olmuşken artık, onun için ölmenin nesi çekici bu kadar ? Kaç kere öldürmek istediniz kendinizi, kimbilir… Sabahları, uyanmaktan nefret edip bir önceki ve bir önceki sabah gibi, kahvaltınızı yaparken, onun için bir fincan daha koymak mı masaya sevmek ? Fazla şeker atmak mı kahvenize ? Giydiğiniz kırışık gömlekte, ortasından sıktığınız diş macununda, taramadığınız saçlarınızda, yerle bir ettiğiniz günlerinden kalma odanızın kapısındaki kırıkta, yürüdüğünüz kestirme sokakta, artık zorla yemediğiniz limonlu dondurmada, yarım kalmış kitapta, yanmayan sobada, beyaz battaniyenizde, göğsünüzdeki çizikte, kolunuzdaki saatte, yelkovanda akrepte.. Döke saça sevdinizde mi, bunlara titriyor içiniz ? Hayat karşısında titremek mi sevmek ? Akıllı olmanın, ömür boyu akıllıca şeyler yapmak olduğunu zanneden bay akıllının, anlam veremediği herşeyde hep siz.. Biz.. Ben.. Sevmek dört işlem gibi değildir. Dört işlem tek bir sonuç verir, sevmekse sonuçlar.. Üstelik, doğru mu yanlış mı bilmediğimiz, bunu umursamadığımız sonuçlar.. Bu; bir gün sırf sık alamadığın bir not olduğu için “a”‘ yı, bir sonraki günse adının baş harfi diye “b” yi işaretlemek gibi birşeydir aynı sorunun cevabını.. Mantıksızlık içten gelenin zaferidir dört işleme.. Hem zaten yatağa seve seve giren hasta mı olurmuş ? Anlayın artık. Aklımız hiçbir zaman kaçmaz bizden, biz onu yalnız bırakırız. Koşa koşa yaparız bunu hemde, arkamıza bakmadan.. Tam seçemez olduğumuz vakit onu, sorularımızda boğucu bir çoğalma farkederiz, yaşamak için yerimiz kalmamış gibidir. Sorular cevap buldukça çünkü, patlaması gibi balonun, hacmini bir anda kaybeder ve, iğnemiz çok uzaktadır artık.. Çare sanıp koşmaya devam ederiz. Ta ki, alnımızda boncuk boncuk terle, bir türlü sakinlemeyen kalp atışlarımıza söz geçiremeyip, dönüp arkamıza baktığımızda, hiçbirşey göremeyene dek.. Hastayızdır artık.. Yatağa seve seve gireriz.. - Aklını mı kaçırdın B..? Ve geriye sadece çıplak ayakları kalır… La passion de Paris.
Eki
13
2007
Seninle Yada Sensizniya tarafından Yazılar içinde postalandı, tags: bebğim, sevda, sevgi, yaşam, yürekNe, içimde kopan fırtınayı anlatabilirdim bir başkasına, Ece AYDIN
Eki
11
2007
Kardelen ve Hercainiya tarafından Hikaye içinde postalandı, tags: çiçek, hayal, hercai, kardelen, seven, sevgi‘’Günümüzden yıllar önce birbirini çok seven iki çiçek varmış.Bunlardan erkek olan,sevgilisini o kadar çok seviyormuş ki,baharda açtıklarında sevgilisini diğer çiçeklerden çok kıskanıyormuş.Buna daha fazla dayanamayan erkek çiçek,baharda herkesin içinde açmak ve kalabalığın içinde kaybolmak yerine kışın dondurucu soğuğunda açarak,canından çok sevdiği sevgilisini daha çok görmeyi hayal etmiş.Yine bahar gelmiş.Tüm çiçekler açmış ve toprağı yedi renge boyamış.Erkek çiçek kışın kurduğu hayalleri anlatmış sevgilisine.Dişi çiçekte sevgilisinin bu fikrini çok beğenmiş ve bir dahaki sefere hiç kimsenin açmaya cesaret edemediği dondurucu soğukta açmaya karar vermişler.Bahar bitmiş,yaz geçmiş ve kış gelmiş.Sevgilisine kavuşma hayalleri ile yerinde duramayan erkek çiçek,karın bir yorgan gibi kapladığı toprağı delerek yeryüzüne çıkmış.Bembeyaz karlar içinde o renkleriyle göz kamaştıran sevgilisini aramış,aramış,aramış.Ama bulamamış.Ümidini yitiren erkek çiçek bir süre sonra boynunu eğmiş ve soğuğun şiddetine daha fazla dayanamayarak hayatını kaybetmiş.İşte o günden sonra aşkı için kışın dondurucu soğuğa bile aldırmadan karların içinde açan çiçeğe KARDELEN,ona sadık kalmayıp aldatan sevgiliye de HERCAİ denmiş. Ondandır ki kardelen ve hercai asla aynı toprakta yetişmez,aynı yerde büyümezmiş… ‘’
Eyl
23
2007
Boyutsuz Bir Sevda BuDarK tarafından Resimli Şiir içinde postalandı, tags: aşk, sevda, sevgi
Boyutsuz bir sevda bu …
Aşklanbaç… |