->
Sinemalar da kapalı gişe oynuyan ve adından sıkça söz ettiren Issız Adam filmi ile alay eden kısa film; Kızsız Adam… Bu güne kadar kendi sinemamız da karşılaşmadığımız bir tür, başka bir film ile alay eden film tarzı, genel de Hollywood sinemasın da izlemeye alıştığımız bir tür. Bu tür içerisin de Scary Movie (Korkunç Bir Film) serisi örnek gösterilebilir, hatta gösteriyorum
…
Kızsız Adam da işte bu tarz bir film (kısa…). Açıkcası gayet de başarılı bir film olmuş. Film “Issız adam olmak isteyip de, beceremeyenlere…” diye başlıyor
. Güzel bir giriş cümlesi olmuş kanımca. Kızsız Adam‘ı Kadir Has Üniversitesi Reklamcılık Bölümü öğrencileri yapmış, senaryo, oyuncular Yazının geri kalanını oku »
Yorum Yok »
Son günler de Kısa Film‘lere epey ilgi duymaya başladım ( Gülümse , Signs , Aşk Bir Skeç Midir? ). Zaten hali hazır da 3 film birden yayınladım burada. Bu gün ise size ünlü bir yönetmenin Kısa Film‘ini yayınlıyacağım.
Mutlu Ol! Bu Bir Emirdir… Bir Sinan Çetin kısa filmi. Nebil Özgentürk‘ün Türkiye’nin Hatıra Defteri isimli belgeseli için 2008 yılında çekildi. Türkiye Cumhuriyeti‘nin radyolarda Türk Müziği çalınmasını yasaklandığı yıllara dair bir Kısa Film.
Filmin içerisin de bağlama ile Mozart ve Beethoven‘da mevcut
. Askerler Türk Müziği çalınan bir eve baskın yapınca “Türk Müziği yasak! Bundan sonra batı müziği çalınacak” emri üzerine, elinde ki bağlaması ile şaşırıp kalan arkadaşımız “tamam o zaman” diyip başlıyor bağlama ile Mozart ve Beethoven çalmaya
. “ Mutlu Ol! Bu Bir Emirdir ” izlenmesi gereken, düşündürücü, anlamlı ve güzel bir Yazının geri kalanını oku »
Yorum Yok »
->
Son günler de kime dokunsam ve “Aşk” desem karşılığın da “Ahhhhh!” cevabını yahut haykırışını alıyorum
… Evet bende dahilim
. 3 harf bir araya gelmiş, insanlara eziyet etmeye karar vermiş resmen. Bulaşmayan bir pişman, bulaşan da bin pişman tarzı bir durum var ortada. Hak yemekte olmaz, kimisi mutlu, hatta çok mutlu, toptan bir mantıkla kötü olduğunu da söylememek lazım
.
Ama ne zor bulunur bir şeymiş be kardeşim bu Aşk! Nereleri aramıyor ki insanlar…Msn‘ler, facebook‘lar, cafeler, caddeler, kendi sokakları, eş ve dost. Kısacası ellerinde ki tüm imkanları kullanıyorlar, sanal yada gerçek. Ama genel de bulunmuyor, yada zor bulunuyor “Gerçek” olanı.
Sonsuz Aşk kavramı ise bir kara delik misali. Her aşk bir şekil de başlıyor ve yine bir şekil de bitiyor. Kimine göre yerini sevgiye bırakıyor vs… Ancak istatiksel yaklaşıldığın da olaya (Nasıl oacaksa…) , aşk resmen bir skeç! Ne demiş vikipedi skeç hakkın da : “ Skeç genellikle bir nükteyle son bulan, az kişili ve yalın, şakalı bir içeriği olan kısa oyundur. ” Yanlış bir tabir kullanmış olmuyorum herhal de aşka skeç derken
. Genel de (Evet genelleme yapıyorum…) şaka gibi değilmidir aşk, kısa süren… Hatta daha da komik bir söz var kaba ama ne Yazının geri kalanını oku »
2 Yorum »
Son günler de Kısa Film‘lere merak saldım. Nerede karşıma çıkarsa hemen orcıkta izliyorum
kendimi tutamıyorum
. Geçen günler de sizlere Gülümse isimli Kısa Film‘i sundum.
Bu sefer ise Schweppes Kısa Film Festivali‘nden bir film sunacağım. Signs! Sözlerin ve konuşmanın nerede ise hiç yer almadığı (yardımcı karakterler hariç) kağıt üzerine yazılanlarla bir birleri ile iletişim kuran bir çift insanın hikayesi. Müthiş bir Kısa Film.
Aslında “Signs” i dün (16 Ocak 2009) tarihin de video sitesine yükledim, dün paylaşmayı düşünmüştüm ancak bir türlü Yazının geri kalanını oku »
Yorum Yok »
Gülümse, Dokuz Eylül Üniversitesi Sinema Öğrencileri 16:9 Ekibi‘nin çekmiş olduğu bir kısa film. Gerçekten de kısa bir film, çünkü sadece 6 dakika ve 38 saniye sürüyor film. Filmin konusu aynı anda filmin ismini oluşturmakta. Gülümsemenin gücü… Her şey sokakta kağıt mendil satan ufak bir kız çocuğunun gülümsemesi ile başlıyor.
Gülümsemek bir zincir gibidir, insandan insana bulaşır, bu yüzden o yüze geçer gülümsemek ve belki de en son size tekrardan geri gelir, başladığı yüze…Filmi izlediğiniz de ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
1 Yorum »