Yazar Arşivi

Tarkan‘ın Metamorfoz albümünde ki Arada Bir parçasına çektiği klibi. YouTube‘un yasaklanmasına inat bu klibi sizlere sunuyorum :) … Yaşasın YouTube‘un alternatifleri :D .




 

Etiketler: , , ,

Comments Yorum Yok »

Evet…Hep somurtkan durup, üzgün olacak halimiz yok. Havalar güzel, yaz ayındayız, kimi işte, kimi güçten, kimi bu güzel havada gezicek sevgilisi olmayışından yakınıyor…Tüm gün sitemler ve dert duymaktan sıkılmışsınızdır belki de. İşte sizi güldürecek, bir nebze de olsa keyfinizi yerine getirecek çok komik bir video ;) …Keyifli izlemeler ve bol kahkahalar diliyorum :) .



Funny Clips! - Amazing videos are here

Etiketler: , ,

Comments Yorum Yok »

Lost‘ta Türk oyuncu muhabbetleri vardı bir ara. Gerçi oyuncu değil figürandı kendisi :) gerçi figüran olarak Lost ta yer almak bile müthiş bir şeydir. Sanırım arkadaş hala devam ediyor Lost‘a, kendisini Google aramalarım da rastgele keşfettim…İsmi Desqur arkadaşın, Google de Desqur diye aratırsanız bir sürü kaynak bulabilirsiniz ;)

(Buraya kadar olan bilgiler gerçek ve ciddi dir…)

***

Neyse biz konumuza dönelim :) . Lost ta bu sezon bir Türk oynuyacakmış(!), hatta dizinin yeni afişlerin de yer bile almış(!). İşte Lost‘ta ki Türk oyuncu ve afiş :D :

Lost Türk Oyuncu

Kim yapmış bilmiyorum ama helal olsun :) iyi makara Valla :D . Jack, Sawyer ve bizim Küçük Emrah :D yüz yıl düşünsem üçünü bir araya getiremezdim, bırakın birde Lost‘ta :D .

Etiketler: , , ,

Comments Yorum Yok »

Diego Velázquez

Baktım ki Google bugün yeniden logosunu değiştirmiş. Google özel günler de ve kutladığı günler de logosunu o gün ki kutlamaya yönelik değiştiriyor. Merak ettim ve tıkladım acaba bu gün ne var diyerekten. Bugün İspanyol ressam Diego Velázquez ‘in doğum günüymüş (6 Haziran 1599). Daha detaylı bilgi araştırdım Diego Velázquez hakkında, sizler için. İşte kısaca Diego Velázquez;

//

Diego Rodríguez de Silva y Velázquez (6 Haziran 1599 – 26 Haziran 1660), İspanyol ressam. Kral IV. Felipe’nin sarayında baş ressam olarak çalışmıştır. Barok döneminin kendine özgü ressamlarındandır ve portreleriyle ünlenmiştir. İspanyol Kralı’na olan yakınlığı nedeniyle birçok soylunun ve saray yaşamının resimlerini yapmıştır. Resimlerinde ışık ve gölgeyi ustalıkla kullanmıştır.

Kaynak

//

Yaptığı tablolar içerisin de en ünlüsü küçük prenses Margarita Maria‘nın Las Meninas (1656 Yılı) adlı tablosudur.

İşte Diego Velázquez ın o tablosu ;

Las Meninas

Etiketler: , , ,

Comments Yorum Yok »

Lost

Bu güne kadar Lost dizisi hakkın da her hangi bir şey yazmamıştım. Ancak sıkı bir Lost hayranı ve izleyicisiyim :) . Derken sonun da yazma kararı verdim… Evet efenim sonun da Lost‘un 4. Sezonunun sonuna geçtiğimiz hafta geldik. İzledik şok olduk, cevaplar bulduk, tonlarca soru kazandık :) , zaten hep böyledir, bir kaç soru cevaplanır akılları kurcalayan, ancak yerine bir sürü soru eklenir :) . 4. sezonu, can sıkıcı eylemden dolayı ara verilmesini saymazsak, çok güzel geçtiğini söyleyebiliriz. Şahsen ben 4. Sezonu hayli doyurucu buldum. Gerçi bu sezon Lost‘ta içim de Kara Duman (Black Smoke) açıklanır diye ümit ediyordum, ancak görünen ve yazılan çizilen gösteriyor ki dizinin sonlarına doğru bu sırra erişiceğiz :) . 4. Sezon da nihayet adından sıkça söz edilen ama bir türlü göremediğimiz   Orkide (The Orchid) istasyonunu görme şerefine ulaştık :) hatta görmekle kalmadık ne işe yaradığını da gördük (hoş zaten önceden tahmin ediyorduk, yanılmadık da :) ) . Bu arada Lost 4. Sezon da kanım git gide Sawyer a ısınmaya başladı, normal de sevmiyor ve uyuz oluyordum :D , Benjamin için ise hala ne düşündüğümü bilmiyorum, ancak Büyük Üstad yahu kendisi yine de :D

Dizi 2 sezon sonra sona eriyor (Malesef!)… Lost 5. Sezon yayın tarihi tam olarak belirtilmemesine rağmen Ocak 2009 gibi olacağı söyleniyor. Genelde de söylenen tarihler aşağı yukarı doğru çıkıyor. Bu da demek oluyor ki önümüzde aylar var daha :) . Bekliyeceğiz mecburen, yapacak bir şeyimiz yok, yahut eski bölümleri izliyebiliriz. Lost öyle bir dizi ki (bence, en azından) sizi kendinize bağlıyor, dizi ara verdiğin de yada sezon arasına girdiğin de böyle kendinizi boşlukta hissediyorsunuz(!), “Yahu ben ne yapıcam, ne izliyeceğim şimdi!” diyerek…Gerçekten de çok kaliteli ve başarılı bir yapım. Bu güne kadar izlediğim en iyi ve müthiş dizi! Aşmış bir senaryo, oyuncular, kurgu, detaylar, bilim ve kurgunun iç içe geçmişliği, sorular ve cevaplar :) . Gerçekten de Lost dünya üzerinde ki ünvanını ve şöhretini hak ediyor.

Şuan 4. Sezon un ardında kafımız da yeni bıraktığı soru işaretleri ile uğraşıyorum :) . Doktor Halliwax (Oryantasyon Videoların daki Doktor) çenesini yeniden açtığın da Birleşik Alan Kuramı (Einstein) ve akabinin de E=mc2 de buldum kendimi. Deli gibi araştırıyorum :) ve ufakta olsa kendi teorilerimi üretmeye çalışıyorum.

Lost böyle bir şey işte :) . Bizde Kaybolduk gidiyoruz dizinin içerisin de ;) .

Etiketler: , , , ,

Comments Yorum Yok »

İlk Sıcak Hava Balonu

Bugün tarihte Sıcak Hava Balonunun İlk Uçuşu imiş. Biz de bugünün anlam ve önemine hitaben tarihte ki Sıcak Hava Balonunun İlk Uçuşuna dair bilgiler sunalım istedik :)

İlk Sıcak Hava Balonunun Hikayesi

Annonay’dan Albuquerque’ye

İnsanoğlu göklerde uçmaya başlamadan çok uzun zaman önce hayal dünyasında uçmaya başlamıştı. Dünyanın her yerinden efsanelerde ve öykülerde, ayakları yerden kesilen ve bulutlara doğru kuşlar gibi özgürce süzülen insanlar anlatılır. Bazı öykülerde dev kartallar, bazılarında kanatlı atlar üzerinde uçar insan… Bazen kanatlı aslanların semaya doğru çektiği sepetlerde… Kimi zaman kendi kanatlarıyla uçar. Sihirli halılar üzerinde otururlar. Hatta kollarını öylece açıp uçanlar vardır. Hayal gücümüz, bizi göğe yükseltebilecek yordamlara sınır koymaz.

 

Kuşlara katılmanın işe yarar yollarını bulmak oldukça geç nasip olmuştur insana… Bunu ilk başardığımızda, havadan hafif bulutlar gibi gökte salındık. Kuş uçuşundan esinlenilerek yapılan sabit kanatlı uçaklar, 18. yüzyılın sonlarına doğru Fransa’da ilk balonların semaya yükselmesinden bir asırı aşkın bir süre sonra uçabildi.

Joseph Montgolfier, 1782 yılında kardeşi Eienne’e yazdığı bir mektupta “Acele et; sadece tahta ve halat temin etmen yeterli, sana dünyanın en muazzam şeylerinden birini göstereceğim” demiştir. Joseph’in ateş üzerine kurduğu çanta şeklindeki bir bezle başlayan deneyleri, Montgolfier’lerin Fransa’nın Annonay kasabası yakınlarındaki kağıt fabrikasında aylar boyunca kumaşlar, kağıtlar ve dumanlar arasında sürdü. Montgolfier kardeşlerin sıcak hava balonları, iplerle zemine bağlı şekilde göğe yükselirken insan taşımakla kalmadı, ünlü serbest uçuşlarında bir ördek, bir horoz ve bir koyuna da evsahipliği yaptı.

1783’te Kasım ayının sonlarına doğru Pilatre de Rosier ve Marquis d’ Arlande, Montgolfier kardeşlerin, üzerinde güneş tanrısı Apollo’nun altın rengi yüzünü taşıyan “Mavi Küre”siyle yeryüzünden göğe yükselerek dünyanın ilk balon pilotları oldular. Pilatre de Rosier ve Marquis d’ Arlande balonun tabanındaki ateşte saman yakarak balonun kumaşını tutuşturdular, ardından alevleri bir kova su ve bir süngerle söndürdüler. D’Arlande, balonla Paris semalarında süzülürken tanık olduğu sükunet karşısında hayrete düşmüştü. Göğe yükselişlerinden yirmi beş dakika sonra De Rosier ve D’Arlade yavaşça kalkış noktasının beş mil ötesine indi.

İnsanla yapılan bu ilk uçuştan sadece bir buçuk hafta sonra Profesör Jacques Charles ve Noel Robert, Paris’teki Tuileries Gardens’da kendi gazlı balonlarıyla uçtular ve 27 mil uzağa indiler. Robert balondan indikten sonra Charles bir uçuş daha yaptı ve bu sefer öylesine yüksek bir irtifaya çıktı ki, aynı gün içinde ikinci bir gün batımına şahit oldu.

Bu iki balon türü kıyaslandığında gazlı balon, sıcak hava balonuna nazaran taşıma ve kullanım açısından daha fazla kolaylık sağlıyor olmanın yanı sıra daha uzun süre havada kalabiliyordu. Muhteşem birkaç uçuştan sonra sıcak hava balonu 19. yüzyılda ve 20. yüzyılda pek kullanılmadı; onun yerine, hem eğlence amaçlı olarak hem de savaş sanayiinde ve bilimsel araştırmalarda, popülerlik kazanan gazlı balon uçuruldu.

Nasıl Uçuyor?

Sıcak hava baloncluğunun temel ilkesi, 1780’lerde Montgolfier kardeşlerin kağıt fabrikalarında gözlemlediği üzere, “sıcak havanın yükseldiği” gerçeğidir. Yoğunluğu ve ağırlığı soğuk havadan daha az olan sıcak hava, bacadan tüten duman gibi soğuk hava üzerinde yükselir.

 

Bir balonu uçuşa hazırlamak birkaç adımdan oluşan basit bir süreçtir. Yer ekibi, balon teçhizatını muhafaza aracından çıkarıp açtıktan sonra dikey askıları sepete, brülörleri ve “zarf” kablolarını da askılara bağlar. Ardından zarfı “serer” ve şişirme vantilatörüyle soğuk şişirme işlemine başlanması için balonun ağzını açık tutarlar.

Zarf, kapasitesinin %75’i kadar dolduğunda hala yana yatmış şekilde dururken, pilot brülörleri çalıştırarak şişirme işleminin sıcak havayla gerçekleşen aşamasında zafın içine propan ısısının aktarılmasını sağlar. Zarfın içindeki hava, dışındaki havadan daha sıcak olduğunda, balon yukarı dikilir ve balonun tepesine, diğer bir deyişle tacına bağlı bir ipi tutan bir ekip üyesi tarafından sabitlenir.

Standart bir balon şişirildiğinde, içinde yaklaşık 90.000 fit küp (2.548.515 litre) hava tutar. Kaldırma kapasitesi deniz seviyesinde, dışarıdaki hava sıcaklığı 65 Fahrenheit (18 Santigrat) dereceyken ölçülür. Toplam, diğer bir deyişle brüt kaldırma kapasitesi 725 kg.’dır. Balonların çoğu, gereken yakıt ve teçhizat yüklenip uçuşa hazır hale getirildiğinde yaklaşık 317 kg. ağırlığa ulaşır; böylece yolcular için 408 kg.’lık bir kapasite kalır. Orta büyüklükte bir balon deniz seviyesinde dört kişiyi taşıyabilir, ancak daha yüksek irtifalara, örneğin dağlara çıkıldığında, kapasite sadece iki kişiye düşebilir.

Balonu havalandırmak için pilot “brülörü ateşler”, böylece zarfın içindeki sıcaklık artar ve bu hava dışarıdaki havadan daha hafif olduğundan balon yerden kesilir. Zafın dışındaki hava ne kadar soğuk ve nemsiz, zarf ne kadar büyük ve yolcu ağırlığı ne kadar az ise kalkış o kadar kolay olur.

Balonun rotasını rüzgar belirlerken, pilotun yön seçmesi ancak başka bir yöne esen bir hava akımına doğru yükselme veya alçalma yoluyla mümkündür. Pilot, “ateşleme” yani zarfın içindeki ısıyı artırma yoluyla balonun yükselmesini, soğumasını sağlama yoluyla da balonun alçalmasını sağlar. İniş için pilot menfez ipini çeker ve zarftaki sıcak havanın “manevra menfezinden” boşalmasını sağlar.

Etiketler: , , , , ,

Comments 1 Yorum »

Elime bir karikatür geçti. Bayan iç çamaşırlarının tarihi gelişimini anlatan :D . 1920 den günümüze ve oradan da 2020 yılına olan tasarım değişikliğine :) . Ancak günümüz tasviri iç çamaşırı (G-String) yerli yerinde olmuşken, 2020 de gösterilen tasvir bence yanlış olmuş :) , keza 2020 yılına gerek yok şuan bile o manzarayı görmek mümkün günümüz kadınların da* (lütfen nasıl görüldüğünü sormayın!). Bu arada 1920 nin iç çamaşırından 100 adet günümüz (G-String) çamaşırı çıkarmış :D . Bayan arkadaşlar kusurumuza bakmasın. Sadece konuya ilişkin 2020 yılı yanlışlığını düzelteyim dedim kendi kendime :D . **

* : Kastımız herkes değildir, istisnalar kaideyi bozmazmış.

** : Espri mahiyetli bir konudur, ciddiye alınmamalıdır!

Konuya ilişkin karikatür :

Kadın İç Çamaşırı

Etiketler: , , ,

Comments Yorum Yok »

Google HackerGoogle hacker lara özel ana sayfa yapmış, Google Hacker ! Tabi ki anlaşıldığı üzere bu bir şaka :D . Zaten bu tür de Google nin bir kaç şaka sayfası daha mevcut. Bunu daha yeni keşfettim :) . Herhalde Google Lamer * * ler ile dalga geçmek istemiş.

Etiketler: , , ,

Comments Yorum Yok »

Düş Sokağı SakinleriDüş Sokağı Sakinleri grubunu üniversite yılım da (yarıda bıraktım, sadece ilk yıl Murat Yılmazyıldırımokudum :) ) dinlemeye başladım, aslen daha öncesinden radyolar da meşhur olan Sevdan Bir Ateş parçalarını dinliyor ve biliyordum. Ancak grup olarak hayranlığım üniversite yılıma denk geldi, bir dostum sayesin de… Ancak grup ne yazıktır ki geçtiğimiz yıllar da dağıldı ve ayrıldı. Murat Çelik ve Murat Yılmazyıldırım tarafından 1993 yılın da kurulmuştu grup. En son birlikte çıkardıkları albüm ise Üç (1999 - Kasım [emi] ) olmuştur. Buradan sonra grup üyeleri ayrılmışlar ve yollarına solo çalışmalar ile devam etmişlerdir.

Murat ÇelikGeçtiğimiz gün Murat Çelik‘in resmi web sitesini gezerken yeni bir albüm çıkarmış olduğunu gördüm. Albümün ismi; Aşkın Elif Hali. Albüm 4 parçadan oluşmakta. Bir link dikkatimi çekti “indirmek için Tıklayın” , tıkladığım da ise Murat Çelik‘in bu son albümünü sitesin de ücretsiz indirip dinleyebilme imkanını sunduğunu gördüm bize. Bilmiyorum bu hareketi artık çok artan korsan mp3 olayına bir tepki/sitem içinmi yaptı, yoksa sadece bu albümü sevenlerine bir hediye olarak mı ücretsiz sundu. Ancak güzel bir iş yapmış :) , hemen bize sunulan hakkı kullanıp, tıklayıp albümde ki tüm mp3 leri indirdim ve dinledim, şahsen ben beğendim. Ücretsiz ve yasal indirilebilen mp3 imkanına sahip olan bu albümü sizlerle paylaşmayı istedim bende. Buyrun Murat Çelik ve son albümü Aşkın Elif Hali;

Aşkın Elif Hali

AŞKIN ELİF HALİ
1. Yusuf’un Günlüğü (19:30) (35 Mb)
2. Çalınmış Görüntüler Yönetmeni (06:23) (11 Mb)
3. Kuyular İçindeyim (05:54) (10 Mb)
4. Aşkın Elif Hali (08:54) (16 Mb)
( Not:Şarkıları indirmek için şarkı isimlerinin üzerine gelip tıklayın… )

Murat Çelik : Vokal ,Söz ve Müzikler , Akustik Gitar
Emre Karabulut : Perdeli ve Perdesiz Elektrik Gitar
Cem Aksel : Davul
Kaan Yıldız : Kontrbas

Konuk Sanatçılar
Z. Çağlar Namlı
: Bağlama ve Geri Vokal (Yusuf’un Günlüğü)
Şenova Ülker : Flugelhorn ( Çalınmış Görüntüler Yönetmeni , Kuyular İçindeyim )

Etiketler: , , , , ,

Comments Yorum Yok »

Blogcini.net 1. YaşıMerhabalar;

Bugün BlogCini.net‘in doğum günü! Geçtiğimiz gün size bunu bildirmiştim. Şuan çok mutluyum, BlogCini.net‘i internet dünyasına ve yayın hayatına sokmaktan, onunla uğraşmaktan. Başta her şey bir belirsizlikti, wordpress le çalışmak, onu anlamak ve isteklerime cevap verir hale getirip kodlamak :) . Zor oldu, çok uğraştım ama sonradan o bana ben de ona alıştık :) . Birlikte 1 yılı dolduruyoruz bu gün.

İnternette örneklerini gördüğüm, logolar, süslemeler, yahut 1. yaşı kutlar materyaller koymuyorum blog‘a. Çünkü zaten doğum günü hediyesi olarak 3 gün önce komple tasarımını değiştirdim ve yazılımını güncelledim, hediyesini önceden verdim yani blogun :D .

İyi ki Doğdun BlogCini.net ! Nice Senelere :D . Hep Beraber…

Etiketler: , , ,

Comments 4 Yorum »

who's online

Clicky

XML-Sitemap