‘’Bastırılmış,zorlanmış hayatlara kuşbakışı bakmayı da öğrenmeli…
Doğru yerde,doğru tepkiyi veremiyor insan her nasılsa. Ya aşırı
tepkiler veriyor ya da kessen kanı akmazı söyleyen atalarının kulaklarını
çınlatıyor. Aşırı tepki korkudan doğuyor, hatalarından
korkuyor,savunmasız hissediyor insan kendini ve etki dahi görmese de her
şeyin,herkesin mıknatısı oluyor. Korkuyor insan.. Aslında hiç
korkmuyor gibi gözükse de öyle işte.. Yön bulamıyor
böylelikle. Ama yinede değerlerini kaybetmiyor,zaten onları korumak
için her şeyle savaşa giriyor. Yel değirmenleri,bilgisayarlar ve olur
olmaz bir sürü nesneyle,olur olmaz işte.. Sonunda da kendine
küskünlük doğuyor,kendini ihmal ediyor,kendine eriyor. Yine kimseleri
yakıştıramadığı değerleri kendi deviriveriyor tek hamlede. Raconu bilmeden
racon kesiyor kendine.
Hadi kapat artık o güzel gözlerini ve yüzleş hayatındaki tüm
hırçınlıklarla. Affet. Kendini,seni üzenleri boşver.
Bembeyaz kalbinden sen as kimsenin sana ulaşamaması için kurduğun
direklere. Bırak artık kendini hayata .uzun zamandır kırmak için kan
ter içinde kaldığın zincirlerini terk et artık. Temizle üstündeki cam
kırıklarını, hayat senin ve büyüksen ,şayet büyüdüysen bir mentol kokusu
girsin iliklerine. Sen hayatı tadında yaşamalısın.
Tadında,mentol kokusunda…’’
B.Kaydı



Yazılar (RSS)