Eylül 2008 için Arşiv

senyoksun

Özlemler de ayrılıklar da boşuna

Öyle uzaklardayız…

Birlikte ağlayamayacağız ki…

Comments Yorum Yok »

insanıikişeyöldürürmüş

Comments Yorum Yok »

susutun

Ben hiç bir zaman susmayacağım…

Seni seviyorum, ey benim suskun denizim…

Anla beni, şimdi ben sensizim..

Comments Yorum Yok »

ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ
Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder
birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan
içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su’ya aşık olmuştur.
İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar,
‘Sırf senin hatırın için ey su’ diye…
Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı
birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki,
çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba
‘Su beni seviyor mu?’ diye düşünmeye başlar.
Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle… Halbuki çiçek,
alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
Çiçek, suya ‘Seni seviyorum der. Su, ‘Ben de seni
seviyorum’ der. Aradan zaman geçer ve çiçek
yine ‘Seni seviyorum’ der. Su, yine ‘Ben de’ der.
Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler…
Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz
etrafa ve son kez suya ‘Seni seviyorum.’ der.
Su da ona ‘Söyledim ya ben de seni seviyorum.’ der
ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek
artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.
Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler
çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine…
Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla
başını döndürerek çiçek, suya der ki; ‘Seni ben,
gerçekten seviyorum.’ Çok hüzünlenir su bu durum
karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır
nedir sorun diye…Doktor gelir ve muayene eder
çiçeği. Sonra şöyle der doktor: ‘Hastanın durumu
ümitsiz artık elimizden birşey gelmez.’
Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık
nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir
bakar suya ve der ki: ‘Çiçeğin bir hastalığı yok dostum…
Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için’ der.
Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece
‘Seni seviyorum’ demek yetmemektedir…

Comments Yorum Yok »

Süpermen
Adamcağız hayli alkollü ve de bitkin üstelik gecenin saat üçünde evine gelir. Karısı son derece zinde, duruma kesinlikle hakim, kocasını
sorgulamaya başlar.
- Söyle bakalım Süpermen. Neler yaptın bu akşam?
- Valla karıcım, patronla beraber müşterileri yemeğe çıkarttık.
- Eeee, sonra ne yaptınız süpermen?
- Oradan striptize gittik. . . Ben sadece seyrettim.
- Yani sen bir şeyler yapmadın değil mi, süpermen ?
- Ben hiç bir şey yapmadım, ama sen niye bana ikide bir süpermen diyorsun?
- Valla, ben donunu pantolonunun üstüne giyen bir seni bir de süpermeni gördüm.
………………………………………………………………………………………..

Comments Yorum Yok »

Müsait  Olunca  Beni Severmisin?

İçeri girer girmez neşeyle bağırdı:
-Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?
- Görmüyor musun ? Telefonla konuşuyorum.
Herkesin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası
arabayı seviyordu.

Herşey erteleniyordu, telefon ve araba söz konusu olduğunda… Bir de
eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu.
Nerelere gitseydi? Annesi kapattı telefonu.

Mutfaktan tencere sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti:

-Sana yardım edeyim mi ? dedi en sevimli halini takınarak. Annesi
manalı manalı baktı:
-Hayırdır? Bir yaramazlık mı var? Bak bir de seninle uğrasmayayım. Çok
yorgunum zaten.

Yorgunluk nasıl birşeydi ? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında
anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır :
-Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gülkokulu kolları sarsın se ni
diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.

Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, neden annesi kendisiyle
böyle kızgın kızgın konuşuyordu.

-Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem
öyle söylüyor.

-Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın.Yorgunluktan ölüyorum.

Bu kelimeden nefret ediyordu.’Yorgunum, yorgun olduğumdan, böyle yorgunken’….

-Anneciğim sen yorulma, diye…

-Yemekte konuşuruz çocuğum.Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar
bunları bitirmem lazım.Hadi sen oyna biraz.

Hani siz yoruluyorsunuz ya…Eeee….Bende oynamaktan yoruluyorum.Ne
yapayım bilmem?

Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri
hiç bilmiyorlardı. Işıklar söndü birden.
Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.

-Mum da yok ! diye diye karıştırdı dolapları elyordamıyla.
Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesi nin köyünü düşündü.Gaz lambasının
ışığında deli ta vşan masalını anlatışını.

Deli tavsanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi
gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak
tavşan kafası yaptı.

”Bak deli tavşan” diyerek parmaklarını oynattı.Yoldan geçen
arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı.Tavşan alabildiğine hür
dolaştı sağda solda. Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü
.Duvardaki görüntü minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça
kanepeden aşağı sarktı.Sonra ışıklar geldi.

Kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti.Birden kanepeye koştu.
Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı.

Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek.Dindirilmez bir pişmanlık
doldurdu içini.

Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.

Çocuk sanki bir ipucu bekliyormuşcasına aralanan gözleriyle mırıldandı;
- İşin bitince beni sever misin anne? dedi.

Kadın, sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak sabaha kadar ağladı.

******
Lütfen sevgimizi yarınlara ertelemeyelim. Hayat telaşına kaptırıp
kendimizi,sevdiklerimizi ihmal etmeyelim.Unutmayalım ki yaşamın en
guzel yanı sevgidir.

Unutmayalım ki yarın kimseye vaat edilmemiştir.

Sevgilerle kalın…. 

Comments Yorum Yok »

hayat

Uğraşmaz oldu hayat

Yaşam için ise sadece tek sebep var

Güzelliğin ve mükemmeliğin

Umurumda olmasan bile böyle işte hayat acı koyar insana…

Comments Yorum Yok »

Sensin Sen

Aslında sensin!

Onca güzel şeyden sonra

Sadece kötü anıları anımsatan senn!

Comments Yorum Yok »

yaşayacaksın

   İlkelerin olacak.

  Seni satın alamayacaklar.

  Aptalların uydurduğu

  ata sözlerine inanmayacaksın.”

                          

Alıntı

Comments Yorum Yok »

rüzgar

                                  Elbet

                                  rüzgar

                                 ve deniz,

                                 taşır

                                 emanetlerini.

                          

Comments 2 Yorum »

12»
who's online

Clicky

XML-Sitemap

server monitor