Şubat 2008 için Arşiv

İkokul 5. sınıfta resim dersinde öğretmen “Çocuklar konu serbest, hayvan resimleri çizin bakayım” dedi. 10 dakika sonra küçük Ahmet el kaldırdı. Öğretmen yanına geldi. Resim kağıdının üzerinde bir sinek duruyordu. Çocuğun bu sinekten şikayetci oldugunu zanneden ögretmen eliyle sineği kovaladı ama hayvan hiç hareket etmedi. Biraz daha dikkatli bakınca da sineğin gerçek olmadıpını farketti. Bu bir sinek resmiydi. Öğretmen şaşkınlıkla sordu:
-Senmi yaptın oğlum bu resmi?
-Evet öğretmenim.
-Peki bir de at resmi yap bakayim. Küçük Ahmet öyle bir at resmi çizdi ki, at, sanki kağıttan fırlayıp çıkacak. O kadar canlı. Şaşıran Öğretmen:
-Yavrum beni hemen babana götür. Sen müthiş bir yeteneksin. Burada harcanmaman gerekir. Derhal güzel sanatlara transfer olman lazım. Babanla konuşmalıyım, dedi. Son dersten sonra Ahmetle beraber yola koyuldular. Dar bir patikadan bir gecekonduya geldiler. İçerde, yatakta, dizlerini karnına çekmiş,üzerinde yorganı bir adam yatiyordu. Öğretmen konuşmaya başladı:
-Geçmiş olsun efendim.
-Tesekkürler.
-Ben oğlunuzun…
-Allah kahretsin oğlumu.
-Aman böyle söylemeyin,yaptığı resimler…
-Onun yaptı resimler yerin dibine batsın.
-Ama beyefendi böyle yetenekli bir çocuğun…
-Yeteneğine başlatmayın şimdi.
-Peki ne oldu, niçin böyle kızgınsınız oğlunuza ?
-Neden olacak, dün gece eve biraz çakırkeyif geldim. Bu eşşoğlu sobanın üzerine çıplak kadın resmi çiziktirmiş.

Bu yazı etiketlenmemiş.

Comments 2 Yorum »

Bir kadın çocuktur aslında..
Çocuk gibi davranmayı sever.
Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister.
Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını
Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.
Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz,
ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.
Bir kadın güçlüdür aslında.
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez.
İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin.
Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler.
Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de
erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir.
Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz.
Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.

Bir kadın sevgilidir aslında.
İçinde her zaman sevgiyi taşır.
Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.
Zor sever ama tam sever.
Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için
yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız
Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz.
Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz.
Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette.
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri “acımak” duygusudur.

Bir kadın yalnızdır aslında.
Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz.
Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır
O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz.
Yalnızlık onun sığınağıdır
O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar
verir.
Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.

Bir kadın bilgindir aslında.
Neler yapabileceğini erkek akli hayal bile edemez.
Yaratıcılığının sınırı yoktur
Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler.
Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar.
Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız
demektir.
Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır.

Bir kadın hayattır aslında.
Çünkü hayatin içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam
kazanıyor.
Yemek yemek, su içmek bile.
Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup
içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?

Anlıyorsanız ne mutlu size.  Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz.

CAN DÜNDAR

Bu yazı etiketlenmemiş.

Comments 1 Yorum »

Temel bir yarışmaya katılıp kazanır ve kendisine bir kitap hediye edilir.Kitabın adı da düz mantıktır.Temel hediyeyi alırken sorar;
-Bu kitapta ne yazıyo?
-Okuyunca öğrenirsin…
-Ben onunla uğraşamam anlat bakiim sen bana?
-Ok bak simdi;senin evinde akvaryum var mı mesela
-Evet var…
-O zaman içinde su da vardır?
-Evet var…
-İçinde su varsa balık da vardır….
-Evet var…
-Balik varsa hayvanları da seviyosundur sen?
-Evet….
-Hayvanları seviyosan insanları da seversin heralde?
-Evet
-O zaman senin sevgilin de vardır?
-Evet var
-Yaşlı görünüyon o zaman senin karın vardır?
-Evet var..
-E karın olduğuna göre de homoseksuel diilsindir?
-Evet…
-Bak gördün mü?…

Temel çok etkilenir! Kitabı alır koltuğunun altına eve doğru giderken
Dursun’u görür… Dursun’a sorar;
-Temel o ne?
-Düz mantık kitabı!
-Nasi bisiy bu anlat bakiim…
-Bak şimdi;
-Sizin evde akvaryum var mı?
-Yook!
-O zaman sen ibnesin…….. 

Bu yazı etiketlenmemiş.

Comments 3 Yorum »

 BU DA BENDEN BİRCİK KUZENİME :)

YAŞAR-Alıştım

Kulaktan yanaktan
Biraz da göz ucundan
Alıştım alıştım alıştım sana
Alışmak çalışmak kadar zor bana
Çalışmak kadar zor dava
Alıştım alıştım alıştım
Alışmalara çalıştım
Bütün bu olanlardan
Bütün yaşananlardan
Öğrendiğim bişey varsa sabır
Sıkıldığın zamanlarda
Beni düşün dağılır
Alıştım alıştım alıştım
Alışmalara çalıştım
Okulda çalışmaya alışırken
Yaşamda alışmaya çalışmak gerek
Bebek…
Alıştım alıştım alıştım
Alışmalara çalıştım

Bu yazı etiketlenmemiş.

Comments 3 Yorum »

Bir Gün Anlarsın..

Lanet edersin yaşadığına,

maziden ne kalmışsa yırtar atarsın..

Bu yazı etiketlenmemiş.

Comments 2 Yorum »

Biricik Kuzenime ;)  ;

Ne Zaman

Her bir damla sel olur

Her bir damla sen olur

Yağmurla Beraber ağlayasım gelir

Bu yazı etiketlenmemiş.

Comments 3 Yorum »

Uğurladım

İçimde ne kadar “sen” varsa

Bir bir uğurladim…

Etiketler: , ,

Comments Yorum Yok »

Andıkça 

Ne zaman seni düşünsem içim ürperir

Seninle geçen her saat, her gün gelir aklıma

Bir akşam vakti gelir bir deniz kıyısı gelir

O eşsiz hatıralar bütün gelir aklıma

Ne yapsam unutamam yaşadığımızı

Sevgindi sevgilerin en yalansızı

Şimdi nerde bir gül görsem kırmızı

Dudaklarımı uzun uzun öptüğün gelir aklıma

Bir çıban büyürcesine ortasında gecenin

Dolar yüreğime hüznü seni sevmenin

Dünyada ne benim yerim var artık ne senin

Ağlarım başucunda ölümün gelir aklıma.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Etiketler: ,

Comments Yorum Yok »

BaşarmakBazen hayatta yapmak istediklerim için, başarmak istediklerim için, hedeflerime ulaşabilmek için çok mücadele veriyor ve çok açılıyorum. Bunları yaparken bir nokta da beceremez isem, başarısız olduğumu, yenildiğimi düşünüp duruyordum. Bir gün Can Dündar‘ın bu müthiş yazısını okuyunca öylesine yazıya hak verdim ki anlatamam. Artık diyorum ki  ”Yenilmedim aslında, belki biraz fazla açıldım, o kadar…” ve bu söze ek olarak kendi yorumumla diyorum ki; en azından denedim

***

Can Dündar’ın İhtiyar Balıkçı yazısı :

//

Sevgili Nuriye Akman’ın TRT’de yayınlanacak “İnci Avcısı” programı için stüdyoya girdim geçen ay…

Sıcacık bir sohbetin sonunda, buz gibi bir sürpriz yapıp konuklarını stüd­yonun arkasındaki bir aynanın karşısı­na sürüklüyor ve orada kendisiyle yüzleştiriyor Nuriye…

“Aynada gördüğün bu adama ne demek istersin” diye soruyor.

Kimseye tavsiye etmeyeceğim ka­dar zor bir karşılaşma bu…

Nedendir bilmem, ama aynada ak­sini gördüğüm adama bakarken benim aklıma ilk gelen şey Ernest Hemingway’in “İhtiyar Balıkçı”sı oldu.

* * *

Hazin bir öyküdür bu…

İhtiyar balıkçı, Karayibler’de 85 gün olta salladıktan ve eve eli boş dön­dükten sonra bir gün iyice açılıp “bü­yük balık”ı yakalar.

Lakin kıyıya dönerken, yedeğine al­dığı, teknesinden yarım metre daha bü­yük olan bu kılıç, yol boyu kan kokusu­na gelen canavar köpekbalıklarınca di­dik didik edilir.

Bu korkunç mücadeleden elinde kala kala dev balığın iskeleti kalmıştır.

Kan revan içinde, uykusuz ve bitkin sahile yanaşırken “Beni adamakıllı yendiler… Hem de ne yeniş” diye geçi­rir içinden…

Sonra silkinir ve yüksek sesle şunu söyler:

“Yenilmedim aslında, belki biraz fazla açıldım, o kadar…”

Hayat yolculuğumuz da öyle değil midir?

Kimi için güzel bir kadındır “büyük balık,” kimi için zengin bir damat… iyi bir hayat… hayırlı evlat…

.. .ya da müstakil ev, son model ara­ba, sınırsız servet…

Kimi “büyük balık”ı hiç göremeden ölür. Kimi, bir kez tuttu mu, bir daha açılmaz hiç… onunla gömülür.

Kimi ise yaşam denilen şakaya gel­mez deryanın dalgalarında yalpalana yalpalana arar büyük balığı bir ömür boyu…

Açıldıkça bulma şansıyla birlikte ar­tar, yitirme ihtimali…

Zor bulanlar, çabuk yitirir bazen… Acımasızca yağmalanır ve sonuçta elde bir kılçıkla kalakalırlar.

Yenilgi değildir onlarınki aslında…

Olsa olsa biraz fazla açılmışlardır.

Ama insanlık, kısmen de, onların fazla açılması sayesinde ilerler.

* * *

Ne tuhaf; Nuriye’nin çekiminde ku­lağını çınlattıktan bir hafta sonra geldi ihtiyar Balıkçı’nın ölüm haberi…

Ünlü romanın esin kaynağı olan Kübalı balıkçı Gregorio Fuentes 104 yaşında ölmüştü.

“Ensesinde derin kırışıklıklar olan sıska adam,” Küba’da dünyaya veda et­meden önce, Ankara’da hafızama son bir ağ atıp geçmişti.

Bir şişe rom karşılığı çektirdiği son fotoğraflarına bakarken, “Keşke bu fır­tınalı yolculuğun sonunda hepimiz aynı şeyi yüksek sesle söyleyebilsek” dedim kendi kendime:

“Yenilmedim aslında, belki biraz fazla açıldım, o kadar…”

Can Dündar

Etiketler: , , ,

Comments Yorum Yok »

Son vapur da ayrıldı limandan
Son tren içimi çizipte geçti
Bir bir ışıkları söndü odaların
Kapılar gözlerini uykulara kapadı

Yarim, yağmur yüreklim
Uyuyor musun…

İçimde kırılıp kalır ağlayan sesin
Susar yüreğimde yüzün, soluğun susar
Sarınıp yarama gitsem, çare değil ki
Yüreğimde yangın çıkar, bu şehir yanar

Oy dilsizim, oy gülmezim, yağmur yüreklim
Oy çiçek bakışlı yarim, rüzgarım benim

Sensiz yaralıdır zaman, yıllar yaralı
Sararır içimde hüznün, ömrüm sararır
Belki kavuşamam sana, ölüm de gelir
Bulutlara yazdım seni, yağmur yüreklim

Oy dilsizim, oy gülmezim, yağmur yüreklim
Oy çiçek bakışlı yarim, rüzgarım benim

Bu yazı etiketlenmemiş.

Comments Yorum Yok »

who's online

Clicky

XML-Sitemap